İçeriğe geç
search
person
Nasreddin Hocanın Mizah Özellikleri kitabının kapağı
Roman Özetleri

Nasreddin Hocanın Mizah Özellikleri

verifiedÖzgün Metin Tahlili
starsRoman ÖzetleritimerOkuma Süresi: 3 dkvisibility0 Okunma

Nasreddin Hocanın Mizah Özellikleri Kitap Özeti, Bölüm Bölüm Tahlil ve Karakter İncelemesi

Yazar:•Son Güncelleme: 1 Temmuz, 2017
XWhatsApp
100%
psychology
Ana Fikir & Tema

MİZAHININ DAYANDIĞI ESASLAR

person
Yazar

explore
Yayın Bilgileri

tr

menu_book
Edebi Tür & Biçim

Roman Özetleri

01

Kitap Künyesi

Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.

Dil
tr
02

Kitabın Temaları

Kitabın işlediği temalar.

“MİZAHININ DAYANDIĞI ESASLAR”

— Nasreddin Hocanın Mizah Özellikleri
03

Bölüm Bölüm Kitap Özeti

11 bölüm, sırayla özetlendi.

1

Hazırcevaplık:Mantık dışı durum ve sözlere başvurma:

Kısım 1

Hoca’nın fıkralarında bu yola sık sık başvurulmuştur. Eşeğini yalnız bırakıp da döndüğünde, semerin üstüne bıraktığı cübbesinin çalındığını görerek hayvanın semerini çıkartıp: “Getir cübbemi, al semerini!”; Damı aktarırken aşağıya çiş yapıp, yoldan biri geçince yarıda kesmesi ve adam “Hoca niye yarıda kestin?” deyince: “Kesmeyeyim de tutuna tutuna yukarı çık, öyle mi?” demesi v.d. gibi.

2

Güldürücü “durum” ve “sözler”:

Kısım 2

Yukarıda kısaca dokunarak yüzde oranını verdiğimiz gibi Hoca’nın fıkralarında güldürücü durum daha azdır, güldürücü sözlerden: “Eşeğe ters binmesi”, “Timur’un huzurunda yüzüne gözüne taze incirler yağarken, tanrıya şükretmesi” v.d… Söze dayanan mizah ise Hoca’nın en çok başvurduğu yol: “Tabutun içinde bulunmayın da neresinde bulunursanız bulunun!”, “Ye kürküm ye” demesi,

3

Zıtlık:

Kısım 3

Hoca, birçok kez mizah için “zıtlık” kavramından büyük bir ustalıkla yararlanmış, bu işin üstesinden de sağlam bir diyalektik kurarak gelmiştir. (Kıştan da, yazdan da yakınanlara, bahara bir şey diyen var mı? diye cevap verir. Bu fıkrada kışa tez, yaza antitez, bahara da sende: dersek yanlış bir yorum yapmış olmayız kanısındayız). Bunların yanı sıra “düğün evi ölü evi”, “kediciğeri”, “kabak ceviz” gibi şeylerin zıtlıklarını da mizahını kurarken kullanmıştır rahmetli.

4

Kelime oyunları:

Kısım 4

Mizah yapmanın en kolay en basit yollarından biri olan kelime oyunlarına rahmetli çok az başvurmuş. Hani çocuklar arasında söylenir. “Ondan sonra on bir”, “ondan sonra – soğan doğra” gibilerinden basit mizah!.. Ancak, Hoca’nınkiler hiç de yukarda örneğini verdiğimiz basitlik ve yavanlıkta değil.

Hoca “kelime oyunları” ile mizahını iki şekilde yapmış:

  • Kafiyeden yararlanarak
  • Benzetmeden yararlanarak
5

örnek:Kafiye: (Kızının iyileşmesi için kendisine bir hoca salık vermesini isteyen kadına, kızına koca gerek). (Koynuna sakladığı yeni pabuçlarını kitap sanarak: “Sahaflardan mı aldınız?” diye sorana: “Hayır, kavaflardan aldım” demesi…)

Kısım 5

Benzetme: (Kılıçla maşa), (papağanla hindi), (acemi berberle nalbant), (kendisiyle öküz), (karısıyla eşek) arasında benzetme yapması…

6

Şaşırtıcı zekâ oyunları:

Kısım 6

Hoca, fıkralarında bu yola daha çok alacaklılarını atlatmak, kendisinden borç-ya da ödünç bir şey isteyenleri savmak için başvurur. (Borçlu olduğu bakkala öylesine bir hesap yapar ki, ne bakkal, ne yanındakiler, hattâ çok kısa bir süre için de olsa, ne de okuyucu bir şey anlayamadan, rahmetli “olay yerinden” çoktan uzaklaşmış olur.

7

ölümle alay:

Kısım 7

ölüm, soğuk, sevimsiz bir kavramdır. Ama, Hoca, işte bu sevimsiz, bu soğuk kavramdan yararlanarak mizah yapabilecek kadar usta bir mizahçıdır. ölüm döşeğinde bile Azraili alaya alarak: “Hanım,tak takıştır, sür sürüştür, Azrail belki de seni beğenir beni almaktan vazgeçer’ der. Diri diri tabutlara girer, vb

8

Beklenmedik, akla gelmedik nedenler, ihtimaller ortaya atma, umulmadık, şaşırtıcı davranış ve sözler:

Kısım 8

Sağı solu belli olmaz Hoca’nın. Karısı doğum yapmakta sıkıntı çekince geçip karşısına ceviz oynamaya başlar, nedeni sorulunca, çocuk şakırtısını duyunca cevizlerin, çıkar gelir, der!.. Başka seferinde karısı, bir, iki, üç… Ardarda doğum yapınca ışıklan söndürür; niçin böyle yaptığını soranlara, ışığı gören dışan fırlıyor, der!.. Davalıya da, davacıya da “sen haklısın” diye cevap verir. Bunun nasıl olduğunu merak edene, vallahi sen de haklısın deyiverir… Bahçesinden meyva çalmak için duvanna merdiven dayadığı adam çıkıp gelip de ne yaptığını sorunca, hiç, diye konuşur, merdiven satıyorum. Adam şaşırınca da sözü şöyle bağlar: “Merdiven bu, nerde olsa satılır”

9

Abartma:

Kısım 9

Abartma, yani Osmanlıcasıyla “mübalâğa”ya, ender rastlarız Hoca’nın fıkralarında. Mizah kurmak için bu yola pek rağbet etmemiştir rahmetli. İki akçelik ciğeri kapan kedi, baltayı da kapar, diye baltayı saklaması-, İranlılarla giriştiği iddialı konuşmalarda, biraz fazla nişangâhsız atması, kimsenin binemediği bir küheylâna bineceğini anlatmaya kalkması… İşte hepsi bu kadar.

10

İmâ – Taşlama:

Kısım 10

Mizahını yaparken Hoca, bazı bazı da imâ yoluyla karşısındakini ağır bir şekilde taşlamaktan çekinmez! Timur’un değerinin peştemalıyla bir olduğunu söyler, Timur’u eşek ile kıyaslar, gürbüz bir çoban köpeğinin cimri subaşının elinde kısa zamanda tazıya döneceğini subaşının yüzüne karşı söyler.

11

çağrışım:

Kısım 11

çağrışım da rahmetlinin mizahının dayandığı esaslardan biridir. ölen erkeğinin ardından karısının “Dön erke-ğim geriye, gittin yerde ne od var, ne ateş!” diye feryat ettiğini işitince, hemen aklına kendi evi gelir ve karısına: “Eyvah hâtûn, der, cenaze bizim eve geliyor!” v.s.

Kaynak: Erdoğan Tokmakçıoğlu, Bütün Yönleriyle Nasreddin Hoca 1991)

Nasreddin Hocanın Mizah Özellikleri

Okur Yorumları

Kitap hakkında ne düşünüyorsun?

Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum bırakın

Yorumlar editör onayıyla yayımlanır. Kişisel verilerinizi paylaşmayın; yorumlarınız çerez politikası kapsamında değerlendirilir.