Kitap Künyesi
Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.
- Dil
- tr
30 Saniyede Özet
Mustafa Kemal Paşa Samsun’da (19 Mayıs ile ilgili kompozisyon) ne anlatıyor? Tek paragrafta.
2 dakikalık okuma · 350 kelime
Kitabın Temaları
Kitabın işlediği temalar.
“Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919′da Samsun’a ayak bastı. Bir süre çalıştıktan sonra şehrin postanesine gitti. Görevli bulunan posta memuru o günü söyle anlatıyor: Hava yağmurlu ve…”
— Mustafa Kemal Paşa Samsun’da (19 Mayıs ile ilgili kompozisyon)
Olay Örgüsü
Başlangıçtan sona olay zinciri.
19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a gelir. Şehirde bir süre çalıştıktan sonra, aynı gün postaneye gider. Ziyaret sırasında görevli bulunan bir posta memuruyla karşılaşır. Memur, o günü ve Mustafa Kemal Paşa’nın postaneye gelişini hatırladığı biçimde anlatır. Anlatının başlangıcında hava yağmurlu olarak belirtilir; bu ayrıntı, karşılaşmanın günlük koşullarını ve memurun hafızasındaki görüntüyü çerçeveler.
Olay, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’daki ilk gününe ilişkin kısa bir anlatıya dönüşür. Postaneye gelişi, memurun anlatısının merkezine yerleştirilir. Böylece kahramanın şehre varışı kadar sonrasında yaşanan belirli bir ziyaret de kurgunun içine alınır. Memurun bakış açısı, tarihsel bir kişinin günlük yaşam içindeki kısa bir anını aktarır. Bölüm, ayrıntılı bir gelişimden çok, tanıklıkla başlayan ve o günü yeniden canlandıran bir olay sıralamasıyla ilerler.
Bölüm Bölüm Kitap Özeti
2 bölüm, sırayla özetlendi.
Mustafa Kemal Paşa Samsun’da (19 Mayıs ile ilgili kompozisyon) — Bölüm 1
Hava yağmurlu ve şimşekliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım. — Buyurun Paşam. — Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi. — Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem! — Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.
Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin (telgrafta devreyi açıp kapayan eleman) üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.
— Sen ölürsen ben de ölürüm dedi.
Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı, sonra;
«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte…
Ahmet Remzi COŞKUNER
Yorumlar
Okur Yorumları
Kitap hakkında ne düşünüyorsun?
Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.