Kitap Künyesi
Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.
- Dil
- tr
30 Saniyede Özet
Kuşlar Sanatı ne anlatıyor? Tek paragrafta.
4 dakikalık okuma · 797 kelime
Kitabın Temaları
Kitabın işlediği temalar.
“pablo-neruda-kuslar-sanatiDünyadaki bütün yoksulların ve bütün âşıkların büyük şairi Pablo Neruda, Türk okurların da dilinden düşmeyen şiirleriyle yaşıyor.”
— Kuşlar Sanatı
Bölüm Bölüm Kitap Özeti
1 bölüm, sırayla özetlendi.
Kuşlar Sanatı — Bölüm 1
Latin Amerika’nın Walt Whitman’ı kabul edilen Pablo Neruda, tıpkı “tahıl taneleri kadar sayılması olanaksız” dediği bu büyük şair gibi, yurdunun bütün içsel dünyasını ve dünyevi varlığını şiirleştirme yoluna gitmiştir. Kuşlar Sanatı çağımızın evrensel şairi Neruda’nın bu tutumunun ilginç bir örneğidir. Şili’de en yaygın rastlanan kuşlara tek tek övgüler düzen bu “kuşbaz şair”, kitabın sonunda kendi düşsel kuşlarıyla mizahi bir eleştiri sunar. Dünya şiirinde eşi görülmemiş bu şiir deneyinin, ıssızlaşan bir dünyada insan varlığına estetik bir hatırlatma olacağı kanısıyla, Kuşlar Sanatı’nı yayımlamaktan özel bir kıvanç duyuyoruz.
İçindekiler
Göç……………………………………………………………………. 13 KUŞLAR Gezgin Albatros…………………………………………………… 21 Siyah Göğüslü Kartal……………………………………………. 22 Peru Pelikanı ……………………………………………………….. 23 Siyah Yüzlü Balıkçıl ……………………………………………… 25 Amerikan Kerkenezi …………………………………………….. 27 Siyah Boyunlu Kuğu …………………………………………….. 28 Kaliforniya Bıldırcını…………………………………………….. 29 Guanay Karabatağı ………………………………………………. 30 Çitkuşu………………………………………………………………. 32 And Akbabası ……………………………………………………… 33 Pas Rengi Yakalı Papağan……………………………………….. 34 Sarı Çayır İspinozu ………………………………………………. 35 İnce Gagalı Muhabbetkuşu……………………………………. 36 Chucao ………………………………………………………………. 37 Diuca İspinozu ……………………………………………………. 39 Şili Flamingosu ……………………………………………………. 40 Büyük Akbalıkçıl………………………………………………….. 42 Boz Martı……………………………………………………………. 43 Mavi-Beyaz Kırlangıç……………………………………………. 44 Siyah Çeneli İskete ………………………………………………. 45 Rahip Akbaba ……………………………………………………… 46 Kırmızı Göğüslü Çayırkuşu …………………………………… 47 Balıkçıbâki ………………………………………………………….. 48 Macellan Ağaçkakanı ……………………………………………. 49 ARA FASLI Uçuş ………………………………………………………………….. 53 Şili Kekliği ………………………………………………………….. 56 Harris Şahini……………………………………………………….. 57 Yeşil Sırtlı Sinekkuşu – I ……………………………………….. 58 Yeşil Sırtlı Sinekkuşu – II ………………………………………. 59 Kurşuni Sutavuğu ………………………………………………… 60 Macellan Pengueni……………………………………………….. 61 Şili Kızkuşu…………………………………………………………. 63 Akgerdanlı Tapaculo …………………………………………….. 65 Yedirenkli Sazkuşu……………………………………………….. 66 Şili Alaycıkuşu …………………………………………………….. 67 Chimango Doğanı………………………………………………… 69 Şili Güvercini………………………………………………………. 70 Güney Karatavuğu……………………………………………….. 72 Güney Ardıçkuşu…………………………………………………. 73 TUHAF KUŞLAR Şeytansakal …………………………………………………………. 77 Dumankuş………………………………………………………….. 78 Aykıran ………………………………………………………………. 79 Ekimcil ………………………………………………………………. 80 Hiyeroglif Kuş……………………………………………………… 81 Gültırmalayan……………………………………………………… 82 Tiumba ………………………………………………………………. 83 Büyük Çıngırlak…………………………………………………… 84 Dudukuş…………………………………………………………….. 85 Senkuş……………………………………………………………….. 87 Benkuş……………………………………………………………….. 88 SON DEYİŞ Şair Kuşlara Veda Ediyor……………………………………….. 91
GÖÇ
Gün boyu, sıra sıra, tüylerden bir donanma, yüreği çarpan bir gök gemisi, geçip gitti minicik sonsuzluğundan pencerenin, arayıp sorduğum, çalıştığım, gözleyip beklediğim. Kum kulesi ve denizsi boşluk kavuşuyorlar orada, kucaklayıp türküyü ve devinimi. Yukarıda gökkatları açılıyor. Böyleydi işte: yüreği çarpan keskin, dikaçılar geçti kuzeye ve batıya doğru, boşluğa, yıldızlara, tuzun ve yalnızlığın kayalığına, denizin saatlerini bozduğu yerde. Kuşlardan bir açıydı dümen kırmış demirin ve karın enlemine dümdüz yollarında dur durak bilmeden giden: iyi nişanlanmış bir okun yiyip bitiren şaşmazlığıyla yol aldı göksel sayılar döl vermeye, sabırsız aşkla geometriyle biçimlenmiş. Gözden yitip gidene dek bakıp durdum onlara, gördüğüm düzgün bir uçuştu yalnız, rüzgâra karşı bir kanatlar kalabalığı: artan sessizliği gördüm o saydam yarıkürede gök kubbe kuşlarının belirsiz kararlarla geçtikleri. Gördüğüm uçuş yoluydu yalnız. Hepsi göğündü onların. Varacakları yere giden kuş yığınları arasında birbiri peşi sıra sürüler üçgen zaferler çiziyorlardı birleşip bir tek uçuşun sesiyle, ateşin birliğiyle, kanla, susuzluk ve açlıkla, soğukla, geceye yutulmadan önce ağlayan, eğreti günle,
erotik ısrarıyla yaşamın: kuş birliği uçuyordu dişsiz, siyah sahillere doğru, ölü kayalara, sarı adalara, güneşin fazla çalıştığı ve sürüyle sardalye otağının sıcak denize yayıldığı yerde.
Serilmiş giz kuşların saldırdığı taşın üstüne: taş, rutubet, gübre, yalnızlık, mayalanacak ve kan kırmızı güneşin altında kumlu yaratıklar doğacak ve bir gün uçup dönecek onlar da fırtınalı soğuk ışığa Şili’nin kutup ayağına.
Şimdi geçiyorlar, doldurup uzaklığı, ışıkta zar zor çırpınan kanatlar, bir yürek vuruşunda birleşmiş,
karada bölünüp dağılan
göçücü gövdeden ayrılmadan uçarak.
Suyun üstünde, gökyüzünde, sayısız kuş uçup duruyor, tekne tek, saydam gemi, onca kanatla, denize açılmış onca gözle sağlıyor birliği, giderken pupa yelken aynı sükûnette, görkemli bir kanadın hareketiyle.
Deniz kuşu, göçmen köpük, güneyin, kuzeyin kanadı, dalga kanat, uçuşun saçtığı salkım, çoğalmış aç yürek, varacaksın, büyük kuş, rüzgârla kuluçkadan çıkan, kumla beslenen kırılgan yumurtaları gerdanlıktan ayıklamak için bir başka uçuş yeniden çoğaltıncaya dek yaşamı, ölümü, büyümeyi, ıslak çığlıkları, sıcak gübreyi, yeniden doğumlar, terk edişlerle rüzgârlı bozkırdan uzaklara bir başka rüzgârlı bozkıra.
Uzaklara bu sessizlikten, uçuyor soğuğun kuşları uçsuz bucaksız çakıllı bir sessizliğe ve yuvadan gezgin kuşlara dek, deniz okları, miras bırakıyor bana ıslak gururunu geçen zamanın, tüylerin dillere destan sürekliliğini doğup ölen, katlanan, kalbi çarpan, balıklardan uzun bir kılıç yaparak, zulme karşı zulümle, ışığın kendini rüzgâra ve denize karşı yaşamı.
KUŞLAR
GEZGİN ALBATROS Diomedea exulans
Yelken açıyor rüzgâr açık denizde dümende albatros: kayıyor, iniyor, dans ediyor, yükseliyor, asılı kalıyor belirsiz ışıkta, dalganın kulelerine dokunuyor, çöküyor düzensiz suyun
çalkanan harcına tuz nişan verirken ona ıslık çalıyor öfkeli köpük, kayarak uçuyor albatros geniş kanatlarıyla müziğin, durmadan uçan bir kitap bırakıyor fırtınanın üstüne: rüzgârın yasası.
SİYAH GÖĞÜSLÜ KARTAL Geranoaetus melanoleucus australis
Acı kuş, soğuk kartal, sıradağların kılıcı, sonsuzluğunda kıpırtısız, kayıtsız yıllarda, can çekişmenin taşında.
Haşin tüylü kartal, bilirim siyah dilini senin, kasırgalarının gözdağını, kana susamış saydamlığını, ölüm benekli pençelerini, bilirim dönersin yenilmiş taştan ve kardan dağlarına, büyük sessizliğine Andlar’ın, dikenlerin kulesine.
Çiçeğe durdu gül ağacı, başladı yine bahar kristal konuşmasına: doldu yeni yuvalar buyruğuyla baharın, doğursun diye şafakta yayıldı yosunlara yaban tavşanı: aktı haliç ırmakları gibi ayın ve yıldızların berraklığı ve sen orada, bir başına, uyanık, doğmadan, çiçek açmadan, geceyle baş başa.
Okur Yorumları
Kitap hakkında ne düşünüyorsun?
Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
