Kitap Künyesi
Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.
- Yazar
- Alemlere Açılan İnanç Kapısı
- ISBN
- 9786053240976
- Dil
- tr
30 Saniyede Özet
Futuhu’l Gayb ne anlatıyor? Tek paragrafta.
8 dakikalık okuma · 1.651 kelime
Kitabın Temaları
Kitabın işlediği temalar.
“Ahiret sermayen olsun. Dünyayı ticarethane say. Sermaye-i ömrünü batırmamak için zamanını önce ahiretine sarf et. Eğer fazla gelirse onu da dünyana harca ve bununla geçimini sağla.…”
— Futuhu’l Gayb
Olay Örgüsü
Başlangıçtan sona olay zinciri.
Kitap, yaşamın geçici ve sürekli olan iki yönünü karşılaştırmakla başlar. Anlatıcı ya da merkezî kişi, dünyevî uğraşların ve elde edilenlerin geçici olduğunu; asıl belirleyici olanın ise ölüm sonrasına hazırlanmak olduğunu ortaya koyar. Zaman, sağlık, gençlik ve refah gibi unsurlar üzerinden ilerleyen günlük hayat, ahlaki açıdan yeniden değerlendirilir.
İlerleyen bölümlerde kişi, önceliklerini dünya işleriyle ahiret arasında yeniden düzenlemek zorunda kalır. Kazanç, meslek ve geçim ihtiyacı sürdürülür; ancak bunların sınırsız bir hırs ve kaygı haline getirilmemesi gerekir. Buradaki kırılma noktası, maddi kaygıların tek başına anlamlı bir yaşam ölçüsü olmaktan çıkmasıdır. Kişi, elindeki imkânları hem dünyada sorumluluklarını yerine getirecek biçimde kullanmayı hem de kalıcı değerleri gözetmeyi seçer.
Doruk bölümünde düzen, sürekli kazanç peşinde koşmak yerine zamanın bilinçli biçimde paylaştırılmasıyla oluşur. Ahirete yöneliş, günlük yaşamı bırakmayı değil, onun içinde daha ölçülü hareket etmeyi gerektirir. Sonuçta kişi dünyayı tamamen reddetmez; geçimi ve zorunlu ihtiyaçları yönetirken ömrünü geçici uğraşlara teslim etmez. Böylece yaşam, kazanımların değil, kullanım sorumluluğunun merkezinde yeniden kurulur.
Bölüm Bölüm Kitap Özeti
1 bölüm, sırayla özetlendi.
Futuhu’l Gayb — Bölüm 1
Ahiretini birinci plana almazsan nefsin seni peşinden sürükler, hevâ seni takip eder. Şeytan artık sana hâkim olur. Böylece ahiretini dünyaya satmış olursun. Sen bu durumda nefsinin kulu ve kölesi olursun. Hâlbuki sen onu emrine alacak, terbiye edecek ve doğru yola getirecektin. Yarın ahirette müflis olursun, orada ne din ve ne de dünya bakımından hiçbir kârın olmaz.
Nefsine uymakla ne kazandın? Şayet onu yola getirmiş olsaydın iki cihanda mesut olacaktın? Dünyada da nasibini bol alacak ve iki cihanda mesut olacaktın? Her kötülükten temiz, her pislikten beri olacaktın…
Peygamberimiz (sav) buyurdu: “Allah abdine dünyayı ahiret niyetine göre verir. Ahireti dünya niyetine göre vermez.” Niçin aksi olmuyor? Olmaz… Çünkü Ahirete çalışmak Allah’a kulluktur. Allah’a kulluk niyetiyle ibadet eden ahireti bulur. Niyet ibadetin özü ve ruhudur.
İÇİNDEKİLER
- Makale: VAZİFE 9
- Makale: HAYRI TAVSİYE 10
- Makale: İPTİLA 11
- Makale: MANEVÎ ÖLÜM 13
- Makale: DÜNYA VE HALİ 15
- Makale: HALKI BIRAKMAK 16
- Makale: KALBİN HASTALIĞI 20
- Makale: ALLAH’A YAKINLIK 24
- Makale: KEŞİF VE MÜŞAHEDE 27
- Makale: NEFİS VE HALLERİ 29
- Makale: ŞEHVETİN BEYANI 33
- Makale: DÜNYALIĞI SEVMEK 34
- Makale: ALLAH’IN EMRİNE TESLİM OLMAK 35
- Makale: VELİLERE UYMAK 40
- Makale: KORKU VE ÜMÎD 42
- Makale: TEVEKKÜL VE DERECELERİ 43
- Makale: ALLAH’A VASIL OLMANIN YOLU 46
- Makale: HAKKI ŞİKAYET ETMEMEK 50
- Makale: AHDİ YERİNE GETİRMEK, SÖZDEN DÖNMEMEK 55
- Makale: “SANA ŞÜPHE VERENİ BIRAK” 57
- Makale: ŞEYTANLA BİR KONUŞMA 59
- Makale: İMAN SAHİBİNİ TECRÜBE 60
- Makale: ALLAH’IN VERDİĞİNE RAZI OLMAK 63
- Makale: ALLAH’IN RAHMET KAPISINA TEŞVİK 65
- Makale: İMAN AĞACI 70
- Makale: EDEP PERDESİNİ AÇMAMAK 72
- Makale: “HAYIR VE ŞER, İKİ MEYVEDİR” 75
- Makale: MÜRİDİN HALİNİ BEYAN 81
- Makale: ZAMAN OLUR Kİ, FAKİRLİK KÜFRE YAKLAŞIR 84
- Makale: YASAK OLAN ŞEY 87
- Makale: ALLAH İÇİN BUĞZ 87
- Makale: HAK SEVGİSİNE BAŞKASINI KATMAMAK 89
- Makale: İNSANLARI DÖRT BÖLÜMDE ANLATMAK 90
- Makale: ALLAH’A DARILMAMAK 93
- Makale: VERA’ ÜZERİNE 103
- Makale: DÜNYA VE AHİRET İŞLERİ 106
- Makale: HASEDİN KÖTÜLÜĞÜ 111
- Makale: DOĞRULUK VE NASİHAT 114
- Makale: AYRILMAK, BİRLEŞMEK VE NİFAK 115
- Makale: SALİK’in YETİŞMESİ 116
- Makale: FENÂ VE KEYFİYETİ 118
- Makale: NEFSİN İKİ HALİ 122
- Makale: DİLENCİLİĞİN KÖTÜLÜĞÜ 126
- Makale: ARİF-İ BİLLAH’IN DUASINA NEDEN İCABET OLUNMAZ 127
- Makale: İPTİLÂ VE NİMET 129
- Makale: “YOLUMDA OLANIN RIZKINA KEFİLİM” HADİS-1 ŞERİFİ ÜZERİNE 134
- Makale: ALLAH’A(C.C.) YAKINLIK ÜZERİNE 137
- Makale: MÜMİNİN YAPMASI GEREKEN İŞLER 138
- Makale: UYKUNUN KÖTÜLÜĞÜ 140
- Makale: ALLAH’TAN (C.C.) UZAKLIĞI YOK ETMENİN ÇARESİ VE YAKIN OLMANIN KEYFİYETİ 142
- Makale: ZÜHD ÜZERİNE 144
- Makale: İMAN SAHİPLERİNİN SIKINTILARI 146
- Makale: RIZA YOLUNU İSTEMEK VE ORADA YOK OLMAK 148
- Makale: ALLAH’A (C.C.) VASIL OLMAYI İSTEYEN VE VASIL OLMANIN ŞEKLİ 151
- Makale: HAZZI TERK 154
- Makale: KULUN HALKI VE NEFSİ BIRAKMASI 158
- Makale: KADERDE NİZA YOKTUR 161
- Makale: HER YANI BIRAKIP ALLAH’IN (C.C.) FAZİLET KAPISINA DÖNMEK 165
- Makale: BELAYA SABIR NİMETE ŞÜKÜR 167
- Makale: BİDAYET VE NİHAYET 172
- Makale: YAPILAN İŞİN DURUMU BELİRİNCEYE KADAR DURMAK 175
- Makale: SEVGİ, SEVİLEN VE GEREĞİ 177
- Makale: MARİFETTEN BİR ÇEŞİT 180
- Makale: ÖLÜMSÜZ HAYAT, HAYATS1Z ÖLÜM 181
- Makale. ALLAH’A (C.C.) DARILMAK YASAK 182
- Makale: DUA ETMEK 185
- Makale: NEFİSLE CENK VE ŞEKLİ 187
- Makale: HER AN BİR TECELLİ 191
- Makale: ALLAHTAN (C.C.) MAĞFİRET İSTEMEK 194
- Makale: ŞÜKÜR VE KUSURLARI İTİRAF 196
- Makale: MÜRİD VE MURAD 198
- Makale: ÇARŞI-PAZARA ÇIKANLAR 200
- Makale: GİZLİ KUSURLARI BİLİNEN VELİLER 202
- Makale: AKILLIYA GEREKEN 204
- Makale: TASAVVUF VE OLUŞU 206
- Makale: NASİHATLER 208
- Makale: ALLAH’I (C.C.) BİLİP HALKI BIRAKMAK 211
- Makale: MÜCAHEDE EHLİ VE HUYLARI 213
- Makale: VAZİFE
Allah-ü Taala’ya ve Hz. Rasulallah’a iman eden şu üç şeyi yapmakla vazifelidir:
1- Allah’ın emirlerini tutmak…. 2- Yasak ettiği şeyleri yapmamak… 3- Kimsenin elindekine göz dikmemek, doğru çalışmak, haline razı olmak…. İnsan, hayatı boyunca, emir, yasak ve kader çizgisi içindedir. Hiçbir zaman bunların dışına çıkamaz. Dışını Hakkın emirlerine uydurduktan sonra, iç alemi için 3 vazife başlar:
1- İnsan öz varlığı olan kalbine, iç alemine dönmeli… 2- Ruh, iyilik taraftan olarak, kötülüğe meyilli duran nefsini muhasebe etmeli… 3- Böylece bütün gidişatını, yolunu Allah yolunun hakiki yolcularına uydurmalıdır…
- Makale: HAYRI TAVSİYE
Allah’ın ve Hz. Rasulallah’ın emirlerine uyun; şahsi arzularınıza ve hissiyatınıza mağlup olarak bid’at yoluna sapmayın ! İtaat edin; türlü ve bozuk yollara ayrılmayın!… Allah’ı tevhid edin; hiçbir zaman şirk koşmayın!… Hakkı tenzih edin; itham etmeyin… Doğruluk karşısında şüpheye düşmeyin; tasdik edin. Hep birden kardeş olun, aranıza düşmanlık sokmayın. Doğruluktan nefret etmeyin, daima Hak yolu ve yolcularını arayın, usanmayın… Sonuna kadar çalışın; bekleyin ümitsizliğe düşmeyin… Daima doğru yolda toplanın, sevişin aranıza sevimsizlik girmesin… Yaptığınız kötülükleri bırakın; tövbe edin; bir defa yaptığınız hatayı ikinci defa yapmayın!.. İçinizi dışınızı temiz tutun. Uğursuz, çıkmaz, karanlık bataklıklara düşmeyin… Rabbınızın taatı ile ruhunuzu bezeyin. O’nun kapısından ayrılmayın. Ondan yüz çevirmeyin. Tövbenizi bozmayın… Gece gündüz Allah’a yalvarmaktan bıkmayın. Çünkü rahmet kapıları ancak bu yolda açılır. Hakiki saadeti buyolda bulmanız mümkündür. Şu bataklık aleminden ulvi ruhani aleme bu yoldan gitmeniz mümkündür. Hak’ka vuslat bu yoldadır. Rahat, huzur ve selamet evine buradan girilir. Öyle bir selamet evi ki, her çeşit binek orada, gözün görmediği her türlü hoşluk oradadır… Bu nimetlerden bıkmaz, usanmaz, bol bol yer içersiniz. O yerde sizin arkadaşlarınız Peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler olur.. Allah cümlemize nasib etsin…
- Makale: İPTİLA
İnsan, başına bir iş gelirse… Önce, kendi kendine kurtulmaya çalışır… Muvaffak olamayınca, etraftan yardım istemeğe koyulur…
Padişahlara gider; rütbe sahiplerine yalvarır. Zenginlere koşar… Hal sahiplerine gider; dua ister, himmet ister… Eğer hasta ise doktora gider, şifa arar. Bununla da kurtulamayacağını anlayınca, Allah’a döner.
Eğer kendi işini yapabilseydi, halka dönmeyecekti… İşini halkta bitirebilseydi, Hak’ka dönmezdi. Burada da arzusu biraz geç kalmağa başlar; fakat gidecek başka yeri kalmamıştır… Durur yalvarmağa başlar… Dua eder; sena eder. İhtiyaçlarını teker teker sayar, yalvarır… Bunları yaparken bir yandan da reddolumnaktan korkar; bir yandan da, isteği yerine geleceğini ümit ederek sevinir…
Son, bu halden de usanır; yaptığı dua ve niyazın işe yaramadığını zanneder… Bu kerre dua da dahil her şeyi bırakır… Saf, temiz bir halde beklemeğe başlar… Bu kez kader-i İlahi (Allah’ın emri) ne ise o zuhura gelir… Olacak olur… Herşeyde Allah’ın kudretini, kuvvetini sezer. Hareket, sükun… her ne varsa, ondan olduğunu anlar. Hayır, şer, iyilik, kötülük, vermek, almak, genişlik, darlık, ölmek, dirilmek, izzet, zillet, bunların hepsinin Hak’tan geldiğini mana gözü ile görür…
Bu halleri görür… Ve bu haliyle süt anasının elindeki çocuk gibi olur… Yıkayıcı elindeki meyyite benzer; kendinden bihaber… Onlar istediğini yapar… Velhasıl, bir top gibi olur, gayri ihtiyari sağa sola yuvarlanır… Bukalemun gibi renkten renge geçer. Ne kendisi için, ne de başkası için hiçbir hareket yapmaz… Hakkın işinden başka şey görmez. Gözü O’nu görür, kulağı O’nu işitir. Başka şey görse veya işitse, O’nun için görür veya O’nun için işitir. O’nun nimeti ile beslenir ve O’na yakın olmakla ferahlar… Bu halle güzelleşir… Bununla hoş olur… Sakinleşir…
Her halde Hak’la mutmain olur. O’nun sözü ile ünsiyet peyda eder. O’ndan başka her şeyden çekinir ve hoşlanmaz… Daima O’nun zikrine koşar… Ve öylece kalmak ister. Bu halde kendinde yükseklik duyar. Kuvvetini Hak’tan alır. O’na tevekkül eder. Yolunu O’nun marifet nuru ile bulur. Onunla giyer, Onunla kuşanır. Böylece Hak’kın çeşitli ilimlerini öğrenir. O’nun kudreti ile şereflenir. O’ndan işitir. O’na yaklaşır. Dua eder, hamd eder. Öylece kalır…
- Makale: MANEVİ ÖLÜM
Halkın malına göz dikmez, onların elindekinden kendini müstağni kılarsan, kötü isteklerin ölmeğe başlar. Böyle olunca sende hiçbir kötülüğe karşı meyil kalmaz. Bunlar hep Allah’ın yardımı ile olur. Bu inayet ve yardım sayesinde öyle bir hayata kavuşursun ki ondan sonar ölüm yoktur. Bundan bulacağın zenginlik tükenmez; verilen alınmaz… Rahatın bozulmaz… Hiçbir sevdiğinden mahrum olmazsın. Öğrendiğini unutmaz, sonundan korkmazsın…
Bu yeni varlıkla bambaşka bir aleme geçersin; saadeti bitmez tükenmez… Sultanlığın bir türlü sonu gelmez. Yüksekliği bir türlü nihayete ermez. Burada yalnız tazim olunur, tahkir olunmaz.
Çünkü sende artık bir meniyet vardır. Ve doğruluk zatında mevcuttur. Söylediğin Hak, yaptığın doğrudur. Sen artık eşsiz bir cevher haline gelmişsin. Tekle tek, birle bir olmuşsun. Gizlinin gizlisi, sırrın sırrı oldun; yetmez mi?
Bu hal ve bu alemde sen, peygamberlerin vekilisin demektir. Velayet sırrı sende biter. Ebdallar -velilerden bir kısım- şekline bürünür. Her dert seninle biter. Her ihtiyaç seninle görülür. Yağmur arzunla yağar. Bitkiler sevginle biter… Yeşerir… İster sultan, isterse çoban, ister imam ister cemaat hepsinin belasını defedersin…
Sen bundan böyle ibadın ve biladın amirisin; eller sana yardıma gelir… Ayaklar sana hediyeler taşır. Diller seni övmeğe başlar. Bunlar Allah’ın izni ile olur. İki kişi dahi, aleyhinde söylenecek tek kelime bulamaz…
Ey bunca in’am ve ihsan yapan Allah, bunlar hep senin vergilerindir. İkramındır. – Allah büyük ihsan sahibidir
Okur Yorumları
Kitap hakkında ne düşünüyorsun?
Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
