Kitap Künyesi
Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.
- Yazar
- Murathan Mungan
- ISBN
- 9753425007
- Dil
- tr
30 Saniyede Özet
Eteğimdeki Taşlar ne anlatıyor? Tek paragrafta.
3 dakikalık okuma · 600 kelime
Kitabın Temaları
Kitabın işlediği temalar.
“Murathan Mungan’ın bütün yapıtı düşünüldüğünde bir tür dönemeç kitabı da denebilir geldiği yollara baktığı, çıkacağı yeni yolları tarttığı bir dönemeç kitabı. Zamana bırakılsa her biri…”
— Eteğimdeki Taşlar
Bölüm Bölüm Kitap Özeti
1 bölüm, sırayla özetlendi.
Eteğimdeki Taşlar — Bölüm 1
İÇİNDEKİLER
ESKİ ZAMAN AKTARLARI 7 BOĞAZLI KAZAK 13 SOĞUK DENİZ 25 KÖMÜR 57 KÖŞEDEKİ KAHVE 79 OT 105 YEDİ ASKI 139 KEHRİBAR 151 BİLET 207 SON DURAK 221
Bir bende mi kaldı dünüm Kimde soluyor Günüm akşam oluyor 1989
ESKİ ZAMAN AKTARLARI
I Halim Ağaoğlu’m
sizi çok eski bir çarsıdan aldım düşmeyin suya yanılırsınız ölü bir zencefildi akşamları avuçlarınız kokuların meddahı ağlamazlardı, erkendik ve bir çocuk vardı içimizde harabe duyarlıklarımız ürkek bir su gezdirirdi karanlığa bakmayın dağılırsınız neyin doğrulanmasıdır ölüm ve ellerinizdeki baharat korkusu (çanlar döven ellerinizdeki) ürkek şefkat sonra adsız bir gül ölmesi tarçınlı kilerlerde ve bir öğle üzerinin sükûnetli anısı kurutulmuş bir çarsının hüzün defterlerinde biliyorum ben ölürsem siz anlarsınız
24 Ocak 1979
II
Leyla Zileliye,
o zamanlar sular böyle terk etmemişti bizi düştüğümüz her kuyu bir yankıyı taşırdı uzun ayvanlar tamamlardı uzun kedilerimizi ki solan akşam kaç yüzyıllık bir lamba eski kılıçları dinlendiren duvarlar ve karanlık selamlıklara gizlenmiş duyarlıklarımız vardı
ne zaman bir çocuk görsem kan toplar geçmiş zamanlarda ayak izlerim saralı bakışlarımla gölgelenir uzak tavanlar mahremiyetimde uzak bir öğleüzerinin küflenmiş anısı ve eksilttiğimiz duyarlıklarımızdan artan ihale edilmiş çocuklardı nalburların sessizliğindeki takvim iması ve bir hayat bir ima üzre satılandı ve kötürüm anaların lanetlediği çırılçıplak adımlar tıkanıp kaldığımız yokuşlardı ki herkes dost herkes düşman kaldı
1979
Madde Tanır’a
bir kadını kadın yapan biraz da elleridir göğünde sağnağı olmayan bir kadın bir gergefe parmak düşürebilir mi hiç? Hangi hüzne kiracı durur akşam balkonlarında hangi saksının suyunu verebilir sahiden kadife perdelere uzanıp kalmış eli kuşlar akşama erişmeden
kapısı açık kafesler mi bıraktı geride camlatılmış yangınları, beş sularında fasılları ey simli soyağaçlarına iz süren annelerin ölme yaşı
sırlanmış bir aynanın ahşap kıyısında saklanmış cinnetiyle soluk fotoğraf çıkagelir bir gün kendi yüzümüze baktığımız an anlarız ellerine konan kuşları anlarız bütün yaşlarını yaşadığımız zaman kimse ölmemeliydi konuşmadan
Mayıs 1982
BOĞAZLI KAZAK
() kadar
karanlıkta yolunu şaşırmış yağmurlar gibi birbirine sarılan sırasını şaşırmış ölüler bilmediğimiz masalların ormanlarında karşımıza çıkar yol sorarlardı aynı ağaca dolanmış kolları çözen zaman ve gereğinden fazla şeylerin yandığı ilk yangınlar ilk hatıra defterleri ilk boğazlı kazaklar ilk aşklar yağmurların ölülere ölülerin yangınlara benzediği bir mevsim geldiğinde unutula yazdı şimdi bir şiirde dile gelme tutkusundan başka hiçbir şey kımıldatamaz onları lav altında söndükleri yerden kimi zaman işte böyle bir şiirin içinden geçerler kimi zaman başkalarının gözlerinden
1992
Son kullanma tarihi
yalnızca camlarda ağarıyordu gün sürüyordu içimizin gecesi ilkin birkaç kişiydik sayamaz olduk daha ilk dönemeçte hepimizde başka bir yüzyılın baş dönmesi yenilgi değil bu zaten yenenlerin de olmadığı görüldü yalnızca eskiye oranla çok daha alçakgönüllü bir devir teslim töreni tıpkı iddiasız ama yüreği bulutlandıran şiirler gibi
1991
Bundan böyle
ıslığımızı bırakıyoruz boğazlı kazaklarımızı okuduğumuz kitapları başka gizlere, başka kalplere başka zamanlar onarsın diye zamanın bizden kemirdiklerini tanıdık dünyanın derinliklerine benzeyen gözlerimizde tek yaş kaldı: yaşlılık bundan böyle
1991,1992
Gerilerde
Çok gerilerde kaldı Bizi bazen bir şiirin uyandırdığı sabahlar Durup dururken içimizde parlayan sevinci tutuşan ümit Çok gerilerde kaldı Hayatı budalaca seven yanımız Çok gerilerde… Şimdi dönüşyolunun Karanlık düşüncelerinden yorgun Aynalarda unutkan dalgın bakışlar
18 Ağustos 1997
Büyük zamanlar
Büyük kahramanlarda aynalarına baktığımız Büyük rüzgârlardı başımızı döndüren Büyük yeminlere yenik düştü kalbimiz Kapıldığımız büyük sulardı Geniş hayaller, genç öfkeler, derin uykular
Büyük zamanlardı içinden geçtiğimiz Şimdi burdayız
24 Şubat 1997
Okur Yorumları
Kitap hakkında ne düşünüyorsun?
Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.
