İçeriğe geç
search
person
ELVEDA GÜLSARI kitabının kapağı
Roman Özetleri

ELVEDA GÜLSARI

Cengiz Aytmatov

verifiedÖzgün Metin TahliliISBN: 9786058303195
starsRoman ÖzetleritimerOkuma Süresi: 3 dkvisibility4 Okunma

ELVEDA GÜLSARI Kitap Özeti, Bölüm Bölüm Tahlil ve Karakter İncelemesi

Yazar:Cengiz Aytmatov•Son Güncelleme: 3 Ekim, 2026
XWhatsApp
100%
psychology
Ana Fikir & Tema

Elveda Gülsarı romanı değişen hayat karşısında ilerleyen yaşlarında, bu değişim de kendi emeği de olmasına rağmen bocalayan,…

person
Yazar

Cengiz Aytmatov

explore
Yayın Bilgileri

tr

menu_book
Edebi Tür & Biçim

Roman Özetleri

01

Kitap Künyesi

Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.

Yazar
Cengiz Aytmatov
ISBN
9786058303195
Dil
tr

30 Saniyede Özet

ELVEDA GÜLSARI ne anlatıyor? Tek paragrafta.

Elveda Gülsarı romanı değişen hayat karşısında ilerleyen yaşlarında, bu değişim de kendi emeği de olmasına rağmen bocalayan, değişim adı altında değerlerin söküp atıldığını geç de olsa fark eden bir adamın yaşadıklarını anlatır. Bu roman önce Rusça yazılmış, sonra Kırgızca’ya çevrilmiştir. Aytmatov tezli eserlerini önce Rusça yazmaya dikkat eder.

3 dakikalık okuma · 548 kelime

02

Kitabın Temaları

Kitabın işlediği temalar.

“Elveda Gülsarı romanı değişen hayat karşısında ilerleyen yaşlarında, bu değişim de kendi emeği de olmasına rağmen bocalayan, değişim adı altında değerlerin söküp atıldığını geç de olsa…”

— ELVEDA GÜLSARI
03

Bölüm Bölüm Kitap Özeti

1 bölüm, sırayla özetlendi.

1

ELVEDA GÜLSARI — Bölüm 1

Kısım 1

ELVEDA GÜLSARI KİTAP ÖZETİ (CENGİZ AYTMATOV)

Elveda Gülsarı romanı değişen hayat karşısında ilerleyen yaşlarında, bu değişim de kendi emeği de olmasına rağmen bocalayan, değişim adı altında değerlerin söküp atıldığını geç de olsa fark eden bir adamın yaşadıklarını anlatır. Bu roman önce Rusça yazılmış, sonra Kırgızca’ya çevrilmiştir. Aytmatov tezli eserlerini önce Rusça yazmaya dikkat eder. Taanabay gençliğinde hareketli bir hayat yaşış, rejimin uygulamalarını hayata geçirebilmek için uğraşmış, iyi niyetli çalışkan bir adamdır. İkinci Dünya Savaşından dönünce mesleği olan demircilikle uğraşan Tanabay, çok sevdiği, saygı duyduğu Çora’nın ısrarı üzerine yılkıcılığa (at çobanlığı) başlar. Devraldığı sürüde Gülsarı isminde eşine ender rastlanacak çok değerli bir taypalma yorga at vardır. Tanabay bu atla bütün yarışlarda birinci gelir. Onun adını yörede duyurur. Bir gün bu at merkezden Çoranın yerine yeni tayin olan sekreterin bineği olamk üzere Tanabay’dan istenir. Tanabay önceleri direse de vermek zorunda kalır. Lakin at her seferinde kaçıp eski sahibini bulmaktadır. Sekreterin adamları ata olmadık zulümler uygularlar, ayaklarına demir prangalar vururlar, eziyet ederler. Tanabay her şeye rağmen canla başla çalışarak sekreterliğin verdiği görevleri yerine getirmeye çalışır. Bir defasında ondan yanına yardımcı gençler alarak koyun sürüleri ile uğraşması istenir. Tanabay kabul eder, Dağlarda, yaylalarda zor durumlarda kalır, işte burada eskilerin kullandıkları keçe çadırların çobanlık için ne kadar uygun olduğunu anlarken, gençliğinde bu çadırların kullanılmasına gösterdiği muhalefetten dolayı utanır. Ona koyunların kuzulayacakları zaman kullanması için tahsis edilen ağıl’ın viran durumda olması, hava şartlarının bozukluğu, yardım için yanına verilen gençlerin işi bırakıp gitmeleri, her seferinde daha fazla ürün isteyen merkez yöneticilerinin sorunlara ilgisiz kalmaları Tanabay’ın moralini bozar. O günlerde Çora’yla birlikte teftişe gelen müfettişe patlar, ona sadece konuştuklarını problemin çözümüne dair kafa yormadıklarını, hep daha fazla istemekten başka bir şey bilmediklerini söyler. Bunları söylerken kullandığı “yeni efendi” sözü onun devrim düşmanlığıyla yaftalanıp yargılanmasına ve partiden atılmasına kadar varacaktır. Aytmatov bu eserinde Kırgız köylüsünün dertlerini duyurmaya çalışmış, onlardan hep daha fazlasını isteyen, ama teşekkürü çok gören totaliter zihniyete göndermeler yapmıştır. Tanabay’ın yargılandığı mecliste konuşulanlar, katı ideolojik zihniyetin dünyanın her tarafında aynı yapıyı arz ettiğinin kanıtıdır. Tanabay’ın kavga ettiği müfettişin orada söyledikleri aslında bildik sözler; Parti üyesi yoldaşlar, izin verirseniz ben durumu biraz açıklamak istiyorum. Bazı yoldaşları uyarmak isterim ki, Tanabay’ın davranışı basit bir kabadayılıktan öte bir durumdur. Bu yoldaşlara şunu söylemek istiyorum. Eğer bu bair bir kabadayılıktan ibaret olsaydı, inanın ki onu bu kurula getirmezdim. Kabadayılarla başa çıkmak için başka usullerimiz de var. Mesele, Tanabay’ın beni aşağılaması da değil. Ben ilçe parti komitesini temsil ediyorum. Böyle olunca da partinin aşağılanmasına izin veremem, bunu görmezlikten duymazlıktan gelemem. (ne kadar tanıdık değil mi?) Dil, o dili konuşan insanların hayatlarında önem arzeden kavram yada olgular etrafında şekilleniyor. Buna en somut örnek Kırgız dili olur, Kırgız Türkleri’nin hayatlarında atlara büyük önem verilir, -insanlar atları dolayısıyla itibar görür, atların şerefine ziyafetler verilir- ve bu önem dilde en bariz şekilde ortaya çıkıyor. Yaşlarına göre cabağı, kulun, tay, biye, koşmalarına göre taypalma yorga, su yorga, kiytin yorga, sürü isimleri olarak üyir, yılkı, renklerine göre küren, ciyren, şabdar, karakök, temir karakök, kızıl karakök, tarlan kök, argımak -en iyi cins at-, kunan -yarış tayı-, tulpar -Manas’ın etrafındaki bahadırların bindiği, görünmez kanatları olduğuna inanılan atlar- gibi kelimeler ve daha niceleri Elveda Gülsarı’da atları nitelemek için kullanılmakta. Taypalma yorga ve Su yorga dünyanın en değerli binek ve yarış atlarıdır. Read more

Okur Yorumları

Kitap hakkında ne düşünüyorsun?

Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum bırakın

Yorumlar editör onayıyla yayımlanır. Kişisel verilerinizi paylaşmayın; yorumlarınız çerez politikası kapsamında değerlendirilir.