Kitap Künyesi
Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.
- Dil
- tr
30 Saniyede Özet
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek / 70′li Yıllarda Hayatımız ne anlatıyor? Tek paragrafta.
6 dakikalık okuma · 1.269 kelime
Kitabın Temaları
Kitabın işlediği temalar.
“70’li Yıllarda Hayatımız… O yılları hatırladıkça bizim kuşak için anlamlı olan bir on yıldan, başka türlü anlamlar yüklenmiş başka bir on yıla geçtiğimizi, bu arada büyümüş olduğumuzu…”
— Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek / 70′li Yıllarda Hayatımız
Bölüm Bölüm Kitap Özeti
1 bölüm, sırayla özetlendi.
Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek / 70′li Yıllarda Hayatımız — Bölüm 1
70’li Yıllarda Hayatımız… O yılları hatırladıkça bizim kuşak için anlamlı olan bir on yıldan, başka türlü anlamlar yüklenmiş başka bir on yıla geçtiğimizi, bu arada büyümüş olduğumuzu gördüm. Büyümüş olmak mıydı içimi burkan, yoksa o tuhaf masumiyet miydi, bilmiyorum… Ben çocukken büyükler konuşmalarına, “Bizim zamanımızda…” diye başlarlardı: “Gaz lambasında ders çalışırdık.” Bu kitapta ben de, “Bizim zamanımızda…” diye söze başlıyorum. “Cep telefonu yoktu, şehirlerarasına telefon bağlatırdık.” … Kâğıdı oldum olası seven biri olarak gelecekte söze şöyle başlanmamasını dilerim: “Bizim zamanımızda kitap diye bir şey vardı, kâğıttan yapılıyordu…” Ayfer Tunç, kısa zamanda bir kült kitaba dönüşen Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek’te, küçük, önemsiz, sıradan gibi görünen şeylerden yola çıkarak Türkiye’nin 1970’ li yıllarının kimi zaman gülümseten, kimi zaman yürek burkan bir panoramasını sunuyor. Usta bir öykücünün belleğinden süzülüp gelen kitabın yeni basımını yeni fotoğraf¬larla zenginleştirerek sunuyoruz.
İÇİNDEKİLER Neden, Nasıl?. Saklambaç Oynayan Kaleye Mum Diksin. Eskiden çocuk olmak Sokağa çıkmak. Arsalar, yangın yerleri, ilk çocuk parkları . Hüzünlü ağaçlardan ayva çalmak Dut silkmeler, mısır çalmalar. Tüm zamanların oyunu: futbol Yakantop, istop, ortada sıçan İp atlamak, beş taş Misket, çivi, topaç, tik tak Seksek, laklak, yoyo, aspirin Kibrit atmaca, kibrit falı, kibritten evler Ön do trua, güzellik mi çirkinlik mi İsim, şehir, hayvan; adam asmaca Sapanlar, uçurtmalar, gazoz kapağı biriktirmek Burdayım Örtmenim Okula yazdırmak Ayakkabı, çanta, önlük, yaka Dört ortalı harita metot Kalem kutusu, kalemtıraş kuyruğu . Türküm, doğruyum, çalışkanım, yasam!. Tırnak ve mendil kontrolü, kara tahta. Sınıf başkanı, eğitsel kollar Bu saçlar kesilecek. Teneffüs zili, beslenme saati. Aşılı kolum, sallanan dişim En büyük bayram bu bayram Kaç kırık var? . Radyoyu Kapat, Televizyonu Aç Kısa dalga, orta dalga, uzun dalga Terete efem, Polis Radyosu Demirbank iyi günler diler Efektör: Korkmaz Çakar Ekranla tanışma . “fakir ama gururlu” ya da tam tersi. Televizyonun örtüsü, sehpası, regülatörü. Hayatın neşesi: dizi filmler Kaçak, Zengin ve Yoksul ve elbette Uzay Yolu. Çizgi filmler ve çocukların ekranı. Yöneticimiz uyuyor mu, Akbank’a mı? Tolgahan Dans Grubu, Raffaella Carra Show . Zafer Cilasun, Aytaç Kardüz, kele bakış Necefli maşrapa, Telekutu ve Telespor. PTT: pijama, terlik, televizyon . Eurovision Şarkı Yarışması “Sazlıklardan Havalanan Bir Ördek Gibi Sesin” Mandolin kursları, pikaplar, kırkbeşlikler Kaset doldurtmak, aranjman yılları . Su uyur, arabesk uyumaz Assolistler, solistaltları Solcu şarkılar, marşlar N’ayır, N’olamaz . Beş dakika ara. Makinist ses! Size baba diyebilir miyim amca? . Güle Güle Giy, Üstünde Paralansın . Şıklık ya da rüküşlük. Orlon ve jarse . Gece kıyafetleri, çamaşır ve çoraplar Gümüş künye modası. Favoriler, kozmetikler, kuaförler Cansız Hatıralar ve Duygu Defterleri. Ailelerin fotoğraflı tarihi Askerlik ve okul fotoğrafları . Albümler . Kalbin kadar temiz defterinden Defter yazma adabı, hayatın dikenli yollan. Issız adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey . Artist defterleri Cep Fotoroman, Güzin Abla, Tommiks, Teksas Güzin abla öpüştüm, hamile kalır mıyım? Cep fotoroman, Kerime Nadir Arkadaşlıklar, Aşklar . Kan kardeşi, ahret kardeşi, süt kardeşler Ateşle barut. Arkadaşlık teklif etme Dost hayatı yaşamak, metres tutmak O ağacın altı. Allah Bir Yastıkta Kocatsın Dünyaevine girmek, yuva kurmak Hayırlı bir iş için geldik Kız kaçırma, kocaya kaçma Söz kesme “Evlenmeden olmaz” . Nişanı kız tarafı yapar Kim kimin neyi olur? . Kız kurusumüzmin bekâr. Kız beşikte, çeyiz sandıkta. Gelinlik ve damatlık, davetiyeler . Kına gecesi, gelin arabası, gelin başı Her düğünün bir “koordinatörü” vardır Telgraflar, çelenkler, düğün pastası Analı Babalı Büyüsün Kurbağa testi ile ilk adım Kız mı olacak oğlan mı?. Lizözler, loğusa şerbeti, bebeğe ad konması Kırkı çıkmak, diş buğdayı. Allah Rahmet Eylesin . Başınız sağ olsun. Cenazesi öğle namazını müteakiben Bayramınızı “Kutlular” Esenlikler Dileriz İftar, sahur, davulcu Bayram baklavası, mendil, çorap . Bayram kartı Bayram harçlığı Kurban bayramları . Kandil geceleri Afiyet Olsun. Enflasyon da ne?. Teldolaplardan buzdolabına “Fırınlı Aygaz”. Salça, turşu, erişte, reçel Turfandalar, pazara gitmeler . Veresiye satan, peşin satarı; kahraman bakkallar Tavuk kestirmek, fast food, yemek yeme adabı . Leblebi tozu. pamuk helva, tüp “çukulata” ve pastalar . Beyaz gazoz, sarı gazoz, kara gazoz Bir Mailiniz Yoksa, Annemler Size Gelecek . Misafirlikler, misafir odaları . Kabul günü, altın günü, dolar günü. Gece oturmaları, yatıya kalan misafir Kolonya, şeker, ikram. Çam sakızı çoban armağanı Canım anneme anneler gününde bir hatıra. Diploma hediyesi: bisiklet. Eylerde Çevrede Günlük Hayat Divanlar, somyalar, sedirler Marley, parke, tahta bezi Sobalar, soba boyaları. Hamamdan banyoya Santra, merdanelî çamaşır makineleri . Ho ho ho hoover, süpürür döver! Yorgan kaplamak Eski yağlar, eski sigaralar, eski markalar. Beşi beş kuruştan beş yumurta. Nanelimon, karabiberbal, evde sağlık Kolonyacılar, terziler, kalaycılar, bileyiciler . Marangozlar, hallaçlar, kundura tamircileri . Sütçüler, yoğurtçular, diğerleri . Bir Haber Gönder Muhterem Kardeşim ya da Sayın Bay . Al mektuplarını, ver mektuplarımı Sağ üst köşeye tarih ve yer Acele telle stop, bekliyorum stop . Telefona yazılmak, kadranlı telefonlar. Şehirlerarası ve sıra sorma, Adana çık aradan Telefon kulübeleri, jetonlar Break break, arkadaş arıyorum! Bir Yerden Bir Yere Gitmek Arkaya kamçı Tren gelir hoş gelir. İstanbul’un yolları Yine dağların ardından, yine Burhan Pazarlama’dan Küçük Şehrin Halleri . Pastaneye, muhallebiciye gitmek. Çay bahçesi mi, gazino mu? Piknik mönüsü: kuru köfte Hayırlı İğler! Siyaset ve Kıbrıs Barış Harekatı. Gökkonutal avrat, tozşeker kesmeşekere ne demiş Yenildik ama ezilmedik, yokluk yılları, kuyruklar
Neden, Nasıl? Şanssız mıydık? Haksızlık olur şimdi. Cemal Süreya
Lisede yatılı okuduğum yıllarda hafta sonlan trenle şehrime dönerken, Süreyya Plajı İstasyonu’nu kaçırmamaya dikkat ederdim. Çünkü eskiden denize paralel uzanan demiryolu Süreyya Plajı’nın yanından geçerdi. Plajı çevreleyen, üstü kabartma resimli duvarlara bakmaktan çok hoşlanırdım. Bir duvarda beyaz mayolu, gürbüz ve neşeli genç kızlar ve erkekler denizde top oynarken resmedilmişlerdi, diğerinde bir dizi genç kız birbirlerinin omuzlarına doğru kollarını uzatmışlardı. Kızların kafaları kocamandı, oransız ve kötü resimlerdi, ama çok sevimliydiler. Süreyya Plajı’nı ve demiryolunu neşelendiriyorlardı. O duvarların hep orada kalacağını ve ne zaman özlesem gidip bakabileceğimi sanıyordum. Bir gün o duvarlar söküldü, demiryolu ile plajın arasına geniş bir sahil yolu girdi. Hayatımızı renklendirmiş küçük şeylerin yok olacağını, olabileceğini, ilk kez o duvarların boşluğunu hissedince anladım. Geçmişimizi oluşturan o dikkate değmez, sıradan, önemsiz, alelade şeyler bir aradayken meğer ne kadar anlamlıymış. Bu kitapta benim ve yaşıtlarımın çocukluk ve ilk gençlik yıllarında 70′lerde var olan küçük, önemsiz, alelade, sıradan, basit şeyleri sıralamaya çalıştım. O yılları ha fırladıkça bizim kuşak için anlamlı filan bir on yıldan, başka türlü anlamlarla yüklerimi?} başka bir on yıla geçtiğimizi, bu arada büyümüş olduğumuzu gördüm. Büyümüş olmak mıydı içimi burkan, yoksa o tuhaf masumiyet mıydı, bilmiyorum. Bizim kuşağın on yılını bankaları başka turlu adlandırabilir, ama ben “tutumluluk çağı” demek istedim Yanan iki lambadan birinin söndürüldüğü, kurşunkalemlerin bir arpa boyu kalana kadar kullanıldığı yıllar Bu kitaba sadece hafızam kaynaklık etti. Bazen doğruluğundan kuşku duyduğum şeyleri arkadaşlarıma sordum. Ama çivi oyununun nasıl oynandığını, arkadaşlarım an tatlılara a da bir türlü hatırlayamadım. Bir memur çotuğu olarak 7Ü’li yılları Adapazarı ve İzmit’te geçirdim. Batı’nın bu iki küçük şehrinde farklı sosyal tabakalara da girip çıkarak büyüdüm. Erkek kardeşim yoktu, bu yüzden örneğin sünnet törenlerini yazamadım. O yıllarda istanbul’da memur aileler nasıl bir hayat yaşarlardı, bilmiyorum. Yanlış hatırladıklarım çoktur, hiç hatırlamadıklarım vardır. Eksiklerim ve yanlışlarım hafızamın azizliğidir. Anlattığım şeylerin kimilerini abarttım, kimilerinde neşelendim. En azından benim hayatımdan çıktığı için “di’li” geçmiş zamanla yazmış olsam da, anlattığım şeylerin bazıları hala yaşıyor. Ama yarın var olacaklarından emin değilim. Ben çocukken büyükler konuşmalarına “Bizim zamanımızda.” diye başlarlardı: “gaz lambasında ders çalışırdık.” Bu kitapta ben de “bizim zamanımızda.” diye söze başlıyorum. “Cep telefonu yoktu, şehirlerarasına telefon bağlatıldık.” Gelecekte şimdi gençliklerini yaşayanlar da söze “bizim zamanımızda.” diye başlayacaklar, “internet yoktu, faks çekerdik.” Kağıdı oldum olası seven biri olarak gelecekte söze şöyle başlanmamasını dilerim: “Bizim zamanımızda kitap diye bir şey vardı, kâğıttan yapılıyordu. Düşünebiliyor musunuz?”
Ayfer Tunç ayferttinc@yahoo.com İstanbul, Ocak 2001
…
Bir önceki yazımız olan Sil Baştan Kitap Özeti başlıklı makalemizde Ken Grimwood kitapları, Ken Grimwood romanları ve Ken Grimwood Sil Baştan kısa özeti hakkında bilgiler verilmektedir.
Read more
Okur Yorumları
Kitap hakkında ne düşünüyorsun?
Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.