Kitap Künyesi
Kim yazdı, ne zaman çıktı, ne kadar sürdü.
- Dil
- tr
30 Saniyede Özet
Ateş Geçitleri ne anlatıyor? Tek paragrafta.
2 dakikalık okuma · 422 kelime
Kitabın Temaları
Kitabın işlediği temalar.
“M.Ö. 480 yılında Kral Kserkses emrindeki, Herodot’un belirttiğine göre, iki milyon askerden oluşan Pers İmparatorluk orduları Hellespontos’u geçerek, Yunan’ı istila etmek üzere yola…”
— Ateş Geçitleri
Olay Örgüsü
Başlangıçtan sona olay zinciri.
M.Ö. 480’te Kral Kserkses’in emrindeki Pers ordusu, çok sayıda asker ve donanmayla Hellespontos’tan Avrupa’ya geçer. Ordunun karşısında, kendi topraklarını korumak üzere bir araya gelen Yunan şehirleri vardır. Pers birlikleri önce Attika üzerine ilerler ve başkent Atina’yı yakıp tahrip eder. Bunun üzerine Yunanlar, düşmanı açık arazide karşılamak yerine dar geçitleri ve kayalık araziyi kullanmayı seçer.
Pers kralı, ordusunun boğaz geçişlerinden geçirilmesini isteyen Yunan komutanlarını görüşmeye çağırır. Görüşmelerden sonuç alınamayınca birliklerini Thermopylae’ye yollar. Küçük bir Yunan müfreze burada beklerken Pers ordusu dar geçidi aşarak ilerler. Ardından deniz savaşına gerekçe biçilen harekâtlar gündeme gelir; Yunan tarafında bazı komutanlar tehlikeyi önlemek için Boğaz’ı tıkama kararı alır.
Hellespontos’taki toplantıdan sonra Yunan donanması düşmana karşı harekete geçer. Kserxes ise ordusunu Salamis’e çeker. Yoğun bir deniz mücadelesi yaşanır ve Yunan filoları düşman gemilerine baskın düzenler. Kara ordusu ise Yunanlara karşı Marathon’da başarısız bir saldırıda bulunmuş, fakat ertesi yıl geri çekilmiştir. Savaşın sonunda Pers ordusu Anadolu’ya döner; Yunanlar, elde ettikleri mevzilerden geri çekilmeyi sürdürür.
Bölüm Bölüm Kitap Özeti
1 bölüm, sırayla özetlendi.
Ateş Geçitleri — Bölüm 1
Çaresiz kalan Ispartalılar, bir oyalama taktiği olarak Termopilai geçidine üç yüz seçilmiş asker gönderdiler. Burada, dağlarla deniz arasındaki geçitler o kadar dardı ki, Pers kuvvetlarinin en azından bir kısmının etkisiz kalacağını umuyorlardı.
Canlarını feda etmeye hazır seçkin bir kuvvet bir kaç günde olsa istilacı milyonları durdurabilirlerdi. Üç yüz Ispartalı ve müttefikleri, istilacılara yedi gün boyunca karşı koyabildi. Sonunda yenildikleri ana kadar, silahları parçalanıp tükendiğinde bile (Herodot’un kayıtlarında belirttiği gibi) “dişleriyle ve elleryile” savaştılar.
Ispartalılar ve Thespialı müttefikleri, kanlarının son damlasına kadar savaşmışlardır; kendi canlarını feda ederek gösterdikleri bu cesaret sayesinde Yunalılar bir araya gelerek, o güz ve o bahar, Persleri, Salamis ve Plataiai’de mağlup ederek, Batı’da yeni yeni filizlenmekte olan demokrasi ve bağımsızlık kavramlarını henüz beşikteyken yok olmaktan kurtamışlardır.
Bugün Termopilai’de iki anıt kalmıştır. Bunlardan yeni olanı, orada şehit düşen kralın onuruna Leonidas Anıtı adını taşır. Üzerindeki yazıtta, Kserkses’in Ispartalılardan silahlarını bırakmalarını istemesi üzerine kralın verdiği yanıt kazılıdır. Leonidas’ın yanıtı iki sözcükten oluşur: Molon labe. “Gel ve bunları kendin al.” İkinci anıt, eski olanı, Şair Simonides’in sözlerini taşır. Bu dizeler tüm savaş yazıtlarının en ünlüsüdür.
Yoldan geçen yabancı, git Ispartalılara söyle ki,
Burada onlara hep sadık kalan bizler yatmaktayız.
Tüm Ispartalı ve Thespialı askerler kaharamanca savaşmışlarsa da, hepsinin en cesuru olarak Ispartalı Dienekes gösterilir. Söylentiye göre savaşın arifesinde bir Trakya yerlisi ona Pers okçularının ne kadar kalabalık olduklarını anlatmak için, attıkları okların güneşün yüzünü örttüğünü söylemişitir. Dienekes, buna yanıt olarak gülmüş ve “İyi. Öyleyse biz de gölgede savaşırız,” demiştir.
Okur Yorumları
Kitap hakkında ne düşünüyorsun?
Bu kitap için henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.